|
AMATÖRLÜĞÜMÜ GERİ İSTİYORUM...
Amatörlük, her bir bireyin özlük hakkıdır. Kendisi için yaptığı bir iş, bir keyif. Meslek hayatının ağır yükü altından kurtulup, nefes alacağı, enerji toplayacağı, özgün bir yaşam keyfi. Elimizden bu da alındı.
Tüm bunların nedeni, "Üç tarafı denizlerle kaplı ülkemizde" kavramları hala yerine oturtamamak."Çağdaş uygarlığı yakalayalım" derken uygar ülkelerdeki çözümleri göz ardı etmek. "Uyum yasaları" çıkartalım derken, uymaya çalıştığımız hiç bir ülkeye benzemeyen kurallar koymak. Yanlışı uygulamakta ısrarcı olmak.
Sevgili dostlar, yelkenciler, amatör denizciler, oltacılar, minik yelkenci kardeşlerimiz, optimistiçiler...
"Adı, tonilatosu ve kullanım amacı ne olursa olsun denizde kürekten başka aygıtla yola çıkabilen deniz aracı" gemi olarak kabul edilmiştir.
Tüm tekne sahipleri, hepimiz gemi statüsündeyiz. Teknemiz için ticari bir gemiye uygulanan bürokratik engelleri aşmak zorundayız.
Anayasal hakkımız olan bireysel seyahat özgürlüğünü kaybettik. Bir Amerikalı, bir Alman, bir İtalyan gibi yelkenlimize binip özgürce seyahat hakkımız artık yok.
Çifte standartlarla yönetilmek durumundayız.
Yasalara göre kürekten başka aygıtla yürütülen bir optimist de, kıçtan takma motoruyla bir oltacı da, yelkenli bir tekne de, Yenikapı / Yalova arasında çalışan bir feribot da, limanı terk ediyorsa, gittiği limanda da, döndüğü limanda da sağlık muayenesi yaptırmak zorunda. Oysa yabancı bandıralı bir teknenin aynı prosedürden geçmesi talep edilememektedir.
Amatör denizci ehliyetinizi, iki yılda bir sağlık muayenesi ile birlikte vize ettirmeniz gereklidir. Neden? Çünkü, sizin bir geminiz var ve siz bir gemi adamısınız. Ama sizin pasaport yerine geçen bir gemici cüzdanınız yok. Siz sadece yükümlülükleri itibariyle gemi adamısınız. Sağlık muayenenizi, diploması tüm ülkede geçerli, ettiği yeminle saygın bir doktorda değil, tam teşekküllü hastanelerde yaptırmalısınız. Üstelik polikliniklerde inim inim inleyen vatandaşlarınızın önünde sapasağlam yer işgal ederek.
Kara trafiğinde her yıl 7.000 vatandaşımızı kaybediyoruz. Peki ya denizlerde? Ölümle sonuçlanan kaç kaza işittiniz?
Amatör sürücü ehliyeti vize ve yenileme kuralları yerinde dururken, kara taşıtları yüzlerce kilometre hızla giderken; saatte 6-7 mil hız yapabilen, doğayla bütünleşmiş, birlik ve beraberliğe, toplumsal barışa daima önder olmuş, amatör denizciye bu eziyet niye?
Belki de, tekne başına 34 milyon lira gelir temin edilsin diye. Belki de bu bile değil. Sadece yanlış bir kararın irdelenmeden uygulanmasından.
Ancak, ödenecek bedeller çok ağırdır.
"Sahil Güvenlik" ile tüm amatör denizciler karşı karşıya bırakılacaktır.
Sahil Güvenlik, yasayı vicdanına göre uygulamak zorunda kalacak, denizdeki "Can Dostumuz" yıpratılacaktır. Gereksiz rüşvet söylentileri çıkacaktır. (Eksik sağlık muayenesinin cezası 340 milyon). "Can Dostumuz" bir daha yıpratılacaktır. Doktorlarımızın mesleki haysiyeti hiçe sayılacak, imzalarına itibar edilmeyecek, devlet hastanelerinde fuzuli işgale neden olunacaktır.
İşgücü kaybı bizim ülkemizin kaybıdır. Toplumsal katmanlar arasındaki uyumsuzluk, huzursuzluk, güvensizlik bizim ülkemizde yaşanacaktır. Tüm bunlar, 34 milyon lira "Gelir Kaybı" nı önlemek için olamaz. Bu yanlışı bir an önce düzeltmemiz gerek.
Şimdi hep birlikte uğraşmamız gereken, kabul edilemez yanlışlıkları düzeltirken, yanlışta ısrarcı olmamak, topluma ve devlete zarar vermemektir.
Birlikte nice mutlu günlere.
Haluk Işındağ 
|