|
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk tarihinin dönüm noktası” olarak adlandırdığı Lozan Barış Antlaşması, Kurtuluş Savaşının ardından Türk Devletinin uluslararası alanda siyasal, hukuksal ve ekonomik ilişkilerinin bağımsızlık temelinde yeniden düzenlendiği bir diplomasi zaferidir.

Sevr’e göre işgal edilen bölgeler:
1)İngiliz ve Fransız ortaklaşa ;2)Yunan; 3) İtalyan;
4: Fransız; 5: Ermeni işgal bölgesi; 6: İngiliz işgal bölgesi.
LOZAN’da 20 Kasım 1922’de İsmet İnönü başkanlığında başlayan müzakereler, Türk heyetinin bağımsız devlet düşüncesini kabul etmek istemeyen devletlerce 2 Şubat 1923 günü kesilmiştir. Türk Heyetinin kararlı tutumu karşısında 23 Nisan 1923 günü tekrar toplanan konferans sonucunda her biri ayrı konuları kapsayan 17 ayrı ekten oluşan LOZAN Barış Antlaşması 24 Temmuz 1923'te imzalanmış ve SEVR ortadan kaldırılmıştır. Lozan Barış Antlaşması önsözünde, devletlerin bağımsızlık ve egemenliğine saygı gösterilmesi ilkesine yer vermiştir. Bu ilke, yeni Türk Devletinin I. Dünya Savaşı'nın galipleri ile eşit şartlar altında, Lozan'da siyasi bir mücadele sürdürme kararlılığını gösteren bir hükümdür.
Lozan bir siyasal bağımsızlık ve eşitlik belgesidir. Türkiye’yi bağımsız bir devlet olarak tanıyan ve bunu uluslararası alanda tescil eden belgedir. Bugün de yürürlüğünü korumaktadır. Lozan antlaşmasından üç ay sonra da Cumhuriyet ilan edilmiştir.

http://www.armedforcesjournal.com.2006/06/1833988
Lozan ticari, mali ve ekonomik açıdan bir bağımsızlık belgesidir.
Lozan Barış Antlaşmasının 24 Temmuz 1923’de imzalanmasıyla, Türk ulusu için yeni bir dönem ve çağdaş dünya ile bütünleşme süreci başlamıştır.
LOZAN Barış Antlaşmasına göre:
· Sınırlar: YUNAN SINIRI: Trakya'daki sınırımız; Meriç Nehrinin Talveg (nehrin en
derin geçtiği farz edilen hat) çizgisi olarak benimsenmiştir. Karaağaç savaş tazminatı olarak Türkiye'ye verilmiştir. SURİYE SINIRI: 30 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşmasında tespit edilen sınır benimsenmiştir. 7 Temmuz 1939 tarihinde Hatay’ın TC ili olmasıyla tamamlanmıştır. IRAK SINIRI: Lozan Antlaşmasında çözümlenememiş. Türkiye ile Irak'ın mandater devleti olarak İngiltere arasında yapılacak ikili görüşmelerle çözümlenmesi, eğer bu mümkün olmazsa sorunun Milletler Cemiyeti Genel Kurulunda görüşülmesi esasa bağlanmıştır. Milletler Cemiyeti Daimi Adalet Divanının kararı ile Musul-Kerkük ve Süleymaniye Irak'a bırakılmıştır.
· Azınlıklar: Rum, Ermeni ve Yahudiler Azınlık olarak tanımlanmıştır.
· Hukuk: Azınlıkların kendi cemaat hukuklarının geçerli olduğu belirtilmiştir. (Ancak, 1926 tarihinde kabul edilen laik hukukun simgesi TMK’nun Gerekçesinde belirtildiği gibi: “Türk Medeni Kanunu'nun kabulü vesilesiyle ülkemizde mevcut azınlıklar Lozan Antlaşması'nın kendilerine tanıdığı haklardan sarfınazar ettiklerini Adalet Bakanlığına bildirmişlerdir.." Böylece ülkede hukuk birliği sağlanmıştır.)
· Eğitim: Azınlıklara kendi eğitim kurumlarını kurup işletme hakkı tanınmıştır. (Türkiye, 3 Mart 1924 tarihinde kabul ettiği "Tevhid-i Tedrisat Kanunu" ile azınlık okulları, planlama, uygulama ve denetim açısından Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlamıştır. Eğitim birliği esas alınmıştır.)
· KAPİTÜLASTONLAR: Adli, mali ve idari sahada yabancılara tanınan imtiyaz ve muafiyetler Antlaşmanın 28.maddesiyle bütün sonuçları ile birlikte kaldırılmıştır.
· Din: Azınlıklara Türk kanunlarına aykırı olmamak şartıyla her türlü dinsel özgürlük tanınmıştır..
· Patrikhane: Fener Rum Patriği'nin sadece Türkiye'de (İstanbul'da) bulunan Rum ortodoks kiliselerinin dini lideri olduğu belirtilmiştir. Patriğin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve nüfus değişimine tabi olmayan Rumlar arasından seçilmesi esası getirilmiştir.
· Lozan’da Devlet Borçları, Adalar, Boğazlar, Nüfus Değişimi konuları da ele alınmıştır.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ HARİTASI

Günümüzde tehlikenin farkında olan herkesin, Lozan’dan ve Cumhuriyet’in kazanımlarından ödün verilmesine yönelik dış güçlerin ve içteki yandaşlarının her türlü girişimine “dur deme” kararlılığını göstereceğine inanıyoruz.
İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği
Nazan Moroğlu'na teşekkürlerimizle
Denizce

24.07.2009
|