|


“Eğitim, edinilen bilgilerin hayata uygulanması sanatının kazanılmasıdır”
A.N.WHITEHEAD
“Türk milli eğitim sisteminin temeldeki sorunu, az bilgili insan yetiştirmesi değildir. Koşullara göre çözümler üretmek üzere yaratıcı olmaya değil, her şeyin yanıtının okulda öğretilmesine dayalı anlayış, en temel sorunu oluşturmaktadır."
M. Tınaz TİTİZ
Eğitim, şu üç amaca sahip bir süreç olarak anlaşılmadır;
1. Öğrencinin, mevcut ve gelecekteki eğitsel ihtiyaçlarının
farkına varmasına yardımcı olmak,
2. Kendi fiziksel ve zihinsel yeteneklerini ve sınırlamalarını, yani
“öğrenme profilini” keşfetmesine yardımcı olmak,
3. Belirleyeceği eğitsel ihtiyaçlarının gerektireceği bilgi-beceri-tutum
ve davranışların, öğrenme profiline uygun yollarla
ve bizzat kendisince kazanılmasına yardımcı olmak.
Bu üç amacın da “bilgi bellemeye” değil, “öğrenmeyi öğrenmeye” dayalı olduğuna dikkat edilmelidir.
Diğer yandan, bilgi miktarı, hızlı cevaplama becerisi gibi eğitimin birincil amaçlarıyla ilgili olmayan, “sınav başarımı” ise farklı bir amaçtır. Ama bundaki başarı dahi, yukarıdaki amaçlara ne denli uyulduğuna bağlı olarak yükselecektir.
Yaklaşık 4 yıldır, ülkemizde yalnızca bir okulda uygulanmakta bulunan ve adı Ezbersiz Eğitim olarak yerleşen uygulamanın özü, aslında gelişmiş ülkelerin eğitim sistemlerinin yüzyıllardır belli başlı amaçlarından birisi olan
“bilimsel anlamda kuşku sahibi insan yetiştirmek”tir.
Bu “yol haritası”, “koşulsuz tek doğrulu” dünya görüşü yerine “çok doğrulu” dünya görüşünü benimsemeyi tercih edebilecek okullar için yararlı olabilir. Kendi doğrularını değiştirmeyi düşünmeyenlere ise ne bu, ne de bir başka kitabın yararı olabilir.
M. Tınaz TİTİZ

Öğrenmesi yapay olarak bozulmaya uğratılan tek varlık insandır.
İhtiyaçları, kendi dışından karşılanmaya alıştırılan, en değerli yeteneği olan “bilgi – beceri ihtiyaçlarını, içinde bulunacağı ortamın izin verdiği en etkin yöntemle öğrenebilme yetisi”, onu pasif duruma itip, öğretmenin işini yapabilmesi birinci plana getirilince sönmektedir.
Hiç kimse kimseye, isteği dışında bir şey öğretememiştir. Olsa olsa zorla – ve kısa bir süre için – nedenini anlamadığı ve merak da etmediği birçok bilgiyi belleğine yerleştirir ve onları sınavda geri alarak başarı ölçtüğünü sanır.
Böyle yetişen insanların yaşamları boyunca hiçbir sorunu çözmeleri mümkün değildir. Daima birilerinin yardımına muhtaç insanlar böyle yetişir.
Bu durumu tersine çevirmek için ihtiyaç olan tek şey, öğretmenin “öğretmek” rolünün, “öğrenme ortamı hazırlayıcılığı ve sürdürücülüğü” ile “sınavlar yoluyla ortam etkinliğinin denetim altında tutulması” rolüne dönüştürülmesidir. Böylece, “öğrenme makineleri” koşmaya başlayacaklar, öğretmenler de bu sürece daha fazla katkı yapma imkanına kavuşmuş olacaklardır.
Üç “tasarım amacı”: Cumhuriyet, Eğitim Birliği ve Özgür Birey!
İki şeyi aynı anda yapabilmeliyiz:
Bir yandan sorunlarımızı bilgiyle çözmek, diğer yandan da
bilgi erişimi için yolları – İnternet de dahil – zenginleştirmek!
Herkes işini eksiksiz yaptığında ortaya çıkan durum, “gerçek el-elelik”tir.
Ezberleme (yürektenlik), bir bilginin “değişmez tek doğru” olarak benimsenmesi, öyle olduğuna ilişkin kalben güvenin akıl yoluyla tahkik edilmeyişidir. Merak kökenli kuşku ile birleşik olmayan her bilgi “yürekten bilgi” olup,
“yürektenlik” bir öğrenme yöntemi olan akılda tutma (belleme) değildir.
Adına “öğrenme enerjisi” denilen enerji kaynağını kullanmadan kalkışılan her türlü “öğretme” eylemi, bir çeşit “insan hakkı ihlali”dir.
“Bir şeyi ezberlemek, bilmek demek değildir.”
MONTAIGNE
“Düşünmeden öğrenmek kaybedilmiş bir çabadır.”
KONFİÇYÜS
“BİLGİ KONİSİ” : Farklı görünüşlü çok sayıda bilginin aynı bir bilginin değişik biçimleri olduğu gerçeğinin şematik gösterimi..(sayfa:58-a)
“Yıllardır denizi tarif ediyoruz.
Yüzmeyi bilen, gösteren yok.
Acıktıkça balık veriyoruz.
Tutmayı bilen, gösteren yok.”
Toplam Kalite Anlayışı [KAISEN] :
Mevcut eğitim hayatımızın –sistem denemeyeceği için- üzerinde uzlaşı sağlanması güç olmayan bir ana plan uyarınca sürekli ve küçük değişikliklerle geliştirilmesidir.
Mevcut eğitim hayatımızın içinden, hayali bir enjektörle bazı “zararlı maddeler”i çekip, onların yerine “faydalı maddeler” enjekte edebilirsek, her defasında biraz daha düzelen bir eğitim sistemi ortaya çıkacaktır.
Hele bu sürekli gelişme, sistemin bir “huy”u haline getirilebilirse yani, öğrenciler, öğretmenler, veliler, eğitim yöneticileri sürekli olarak kafa yorarlar ve sistemin içinden çekilmesi gereken yani “zararlı maddeler”i saptayıp, onların yerlerine konulacak “faydalı maddeler” bulunabilirse böylece, “öğrenen kurum” denilebilecek bir yapıya erişilmiş olacaktır.


Merak öğesi eğitimin ana motifi olmadan ve öğretme denilen pasifleştirme yaklaşımı sürdürüldükçe hiçbir reform girişiminin faydalı olması mümkün değildir.
“Sorun Kimyası”: Sorunların hangi elementlerden oluştuğuna, aralarında nasıl yeni bileşikler yaptığına mevcut bir sorun bileşiğinin onu oluşturan elementlerine nasıl ayrıştırılabileceğine, bir sorunun bileşik mi yoksa temel element mi olduğuna nasıl karar verileceğine ilişkin konularla uğraşır.
Sıfır Tekrarlı Öğrenme (zero trial learning) : adı verilen yöntem, tekrara dayalı olmayan, yalnızca kişinin ihtiyaçlarını karşıladığı için onun tarafından 1 defada gerçekleştirilen öğrenmedir.
Çağdaş Eğitim : Erdem, akıl ve inanç değerleri birikiminin günümüzdeki düzeyi çerçevesinde, kişinin kendi özgün ihtiyaçlarının gerektireceği ve kişinin kendisince farkına varılacak bilgi, beceri, tutum ve davranışların, yine kişinin kendi öğrenme profiline uygun biçimde öğrenilmesi için uygun ortamların yaratılıp sürdürülmesine yardımcı olunması süreci olarak anlaşılmalıdır.
“Eğitim, öğrencilere saygıyla başlar.”
EMERSON
“ÖĞRENME ORTAĞI” Öğretmenin Yeni Adı
|
SEVGİLİ ÖĞRENCİLER!
Öğrenme sizin işinizdir. Öğretmeniniz de dahil, bunu sizin yerinize kimse yapamaz.
BUNUN İÇİN :
1. MERAK EDİN
2. NASIL ÖĞRENDİĞİNİZİ KEŞFEDİN,
3. ÖĞRETMENİNİZDEN DE YARDIM İSTEYEREK SİZ ÖĞRENİN
NE KADAR KOLAY ÖĞRENEBİLDİĞİNİZE SİZ DE ŞAŞACAKSINIZ!
|
|
SAYGIDEĞER ÖĞRETMENLER!
Öğrenme, herkes için özgün bir süreçtir. İnsanlar ancak ihtiyaç ve buna bağlı ilgi duyduklarını öğrenebilirler.
BUNUN İÇİN:
1. ÖĞRETMEYE ÇALIŞMAYIN,
2. MERAKLARINI VE BU YOLLA İLGİ ALANLARINI GENİŞLETİN,
3. ÖĞRENCİLERİN, KENDİ ÖĞRENME STİLLERİNİ
KEŞFETMELERİNE YARDIMCI OLUN,
4. ÖĞRENCİLERİN, EĞİTSEL İHTİYAÇLARINI
KEŞFETMELERİNE YARDIMCI OLUN,
VE LÜTFEN HİÇ BİR ŞEYİ ONLAR ADINA YAPMAYIN,
BAKIN NE KADAR KOLAY ÖĞRENECEKLER
|

Figen ATALAY
ÖĞRETME: Öğrenme Enerjisini Göz Ardı Eden Yöntem!
YARIŞIMLI KATKI (Challenging Grant) : Bir alanı desteklemek isteyen devlet, bir sivil toplum kuruluşu ya da bir hayırseverin, parasını etkin kullanabilmek için bir katalizör gibi kullanması anlamına geliyor. Ortaya konacak bir katkı için, o katkıya layık olabilmek için yarışma da denebilir.
“Gerçek bilgi, yaparak, denenerek öğrenilen bilgidir.”
DESCARTES
“İnsanı düşünmekten alıkoyamazsınız ama düşünmeye
başlatabilirsiniz.”
FrankA.Dush
Soru : Bilmekten daha önemli olan nedir?
Yanıt : Merak etmek!
Soru : Ezberle eğitilmiş insanlar, sorunlarla karşılaşınca ne yaparlar?
Yanıt : Kurtarıcı beklerler.
“Sözünü bilen kişinin
Yüzünü ağ ede bir söz
Sözünü pişirip diyenin
İşini sağ ede bir söz
Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola ağulu aşı
Balıla yağ ede bir söz
Kişi bile söz demini
Demeye sözün kemini
Bu cihan cehennemini
Sekiz uçmağ ede bir söz
Yunus EMRE
Denizyıldızı öyküsü
Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, deniz telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş denizyıldızlarını denize attığını fark eder ve “Niçin bu denizyıldızlarını denize atıyorsunuz ?“ diye sorar. Topladıklarını hızla deniz atmaya devam eden kişi, “Yaşamaları için“ yanıtını verince, adama şaşkınlıkla “ İyi ama burada binlerce denizyıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi fark ettirecek ki ?” der. Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan kişi, “Bak onun için çok şey fark etti...” karşılığını verir.
KAYNAKÇA:
Yukarıdaki bilgiler
M.Tınaz TİTİZ’in EZBERSİZ EĞİTİM “YOL HARİTASI”
adlı eserinden derlenmiştir.
Bu kitap, Ezbersiz eğitim yapmak isteyen okulların öğretmen, öğrenci, idareci ve velileri ile, bu sistemi ülke çapında yaygınlaştırmak isteyebilecek kamu yöneticileri ve politikacılar için bir “YOL HARİTASI” olarak hazırlanmıştır.
Beyaz yayınları tarafından basılmıştır.
Beyaz yayınları “Kıyıya vurmuş herşeyi yaşatmaya çalışır.”
|