e-mail    
 





A.I. Soljenitsin
Arthur Miller
Claude Simon
Doris Lessing
Ernest Hemingway
Federico Garcia Lorca
Franz Kafka
George Bernard Shaw
Heinrich Böll
Henry Miller
Ingeborg Bachmann
James Joyce
Jean-Paul Sartre
John Steinbeck
Marcel Proust
Maxim Gorki
Pablo Neruda
Rabindranath Tagore
Simone de Beauvoir
Sinclair Lewis
Thomas Mann
Toni Morrison
  Ana Sayfa Yelken Su Altý Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayýn Güzeli
Baðlar
Denizci Dili
Faydalý Bilgiler
Püf Noktasý
Resim Galerileri

 

 Yüzyýlýn Yazarlarý  

  Virginia Woolf                                                   

 

 

 

25.01.1882 - 28.03.1941

 

"Modernizmin Klasik Yazarý"

 

Ýngiliz yazar ve edebiyat eleþtirmeni Woolf, toplam olarak on romanla 400'ü aþkýn deneme yazýsý yayýnladý. Edebi feminizmin kurucusu sayýlan Woolf, baþkiþilerinin düþünce dünyasýný yansýttýðý yeni ifade biçimleriyle modern edebiyata damgasýný basmýþtýr.

Adeline Virginia Stephen (Woolf un kýzlýk soyadý) Londra'da Leslie Stephen adlý yazarýn dört çocuðunun üçüncüsü olarak dünyaya gözlerini açtý. Çocuklarýna iyi bir eðitim vermek isteyen babasý Virginia'ya geniþ kapsamlý bir öðrenim saðlayarak kýzýyla edebiyat konusunda tartýþmalar yaptý.

Virginia 1891-95 yýllarý arasýnda kardeþleriyle birlikte haftalýk bir aile dergisi yazdý. Anneleri dört yýl sonra gripten ölünce tasasýz çocukluðu sona erdi. Çok duyarlý olan genç kýz, ruhsal bir buhran geçirdi ve babasýnýn 1904'te kansere yenik düþerek ölmesi üzerine ciddi bir sinir krizi geçirdi. Tedavi amacýyla yaptýðý yolculuklarda saðlýðýna kavuþunca öðretmenliðe baþladý ve kadýn hareketine iliþkin ilk makalesini yayýnladý.

1905'ten Sonra: Bloomsbury Çevresi Stephen 23 yaþýndayken, aralarýnda Vanessa Bell, Edward Morgan Forster ve John Maynard Keynes gibi isimler de bulunan sanatçý ve bilim adamlarýnýn, yazar ve filozoflarýn dahil olduðu (Londra'nýn ayný adlý semtinden adýný alan) Bloomsbury tartýþma grubuna girdi. Sanat ve kültürde rasyonalizm, ateizm ve liberal ahlak kurallarýný savunarak dogmatizme ve þiddete karþý olan bu grupta Stephen 1912 yýlýnda evlendiði Leonard Woolf ile tanýþtý. 1910'dan beri kadýn hareketiyle yakýndan ilgilenen Woolf, Voyage Out (Dýþarýya Yolculuk) adlý (1915'te basýlan) romanýný 1911'de tamamladý. Güney Amerika'ya yaptýðý bir yolculuk sýrasýnda âþýk olup sonunda tropikal bir hastalýktan ölen Rachel Vinrace'i anlatan bu öyküsünde otobiyografik bir hava sezilmektedir.

1922: Jacob's Room Romanýnýn bir yayýnevi tarafýndan kabul edilip edilmeyeceði endiþesiyle yeniden depresyona giren Woolf, intihara kalkýþtý. Kocasýnýn yardýmýyla yeniden saðlýðýna kavuþtu. Karýsýnýn kitaplarýný bizzat basarak yayýnlamak ve ona, yorucu roman yazarlýðý yaný sýra, ufak tefek yazý iþleri vererek stres atmasýný saðlayabilmek amacýyla eþi 1917'de Hogarth Press adlý yayýnevini kurdu. Virginia Woolf’un ikinci romaný olan Night and Day (Gece ve Gündüz) bir aþk iliþkisini anlatan pek de baþarýlý olamamýþ bir yapýtýdýr.

Geleneksel anlatým tekniklerini terk ettiði Jacob's Room (Jacob'un Odasý, 1922), Woolf'un ilk büyük baþarýsý oldu. Bu romanda sürekli, kronolojik bir akýþ bulunmamaktadýr. Odak noktasýnda farklý anlatým teknikleriyle birbirlerine baðlanmýþ fragman ve sahneler bulunmakta. Woolf’un yapýtlarýndaki en önemli ayýrýcý özellik, kiþilerin içindeki düþünce ve duygularý anlatmasýdýr. James Joyce'a dayanarak bilinç akýþý denilen tekniði uyguladý. Karakterleri, bol miktarda ruhsal ayrýntýlardan oluþan sübjektif bir gerçekçilikle anlatýlmaktadýr.

1928: A Room of One's Own 1925'te yayýnlanan Mrs. Dalloway'de Woolf içerik açýsýndan birbirleriyle baðlý bulunmayan ayný günde geçen iki öyküyü birleþtirdi. Burada konu yeniden arka planda kalmakta; düþünce ve duygu dünyasý egemendir. Woolf roman karakterleri hakkýnda yazý yazmak istemiyordu; daha derin bir gerçeðe varabilmek için onlarýn içine girmek istedi. Ýzleyen yýllarda bu yapýtýna paralel olarak hem To the Lighthouse (Deniz Feneri, 1927) adlý en baþarýlý romanlarýndan biri olan ve kendi aile tarihini fon olarak alan, hem de The Waves (Dalgalar, 1931) adlý düzyazý biçimindeki "dram þiiri" üzerinde çalýþtý. 1928'de çok yakýn kýz arkadaþý Vita Sackville-West'in yaþam öyküsünden esinlenerek yazdýðý Orlando adlý düþsel biyografisi, ayrýca A Room of One's Own (Kendine Ait Bir Oda) adlý deneme yapýtý yayýnlandý. Kadýnýn toplum içindeki yerine iliþkin olan bu çalýþmasý "Kadýnlar ve Roman Sanatý" konulu bir konuþmaya dayanarak ele alýnmýþ olup kadýnýn baský altýna alýnmasýnýn doðal nedenlere baðlý olmayýp ekonomik ve sosyal sebeplere dayandýðýný ortaya çýkarmaktadýr. 70'li yýllarda kadýn hareketince "yeniden" keþfedilen bu yapýt, Woolf'un kadýn haklarýnýn edebiyat alanýndaki öncüsü olarak tanýnmasýný saðladý. Three Guineas (Üç Gine, 1938) adlý romanýnda ayný konuyu iþledi.

Kendini sinir krizlerine vardýracak derecede roman çalýþmalarýna kaptýran ve bu arada popüler olan yazar, beþ yýllýk bir çalýþma sonunda ticari açýdan en büyük baþarýsýný oluþturan önceki yapýtlarýna göre daha çok geleneksel nesiller romaný niteliði taþýyan Years (Yýllar, 1937) adlý romanýný tamamladý. Almanlarýn Londra'ya düzenledikleri bombardýmanlardan sonra ve Between the Acts (Perde Arasý) (yayýnlanýþý: ölümünden sonra 1941) adlý yeni romanýnýn tutulmamasý yüzünden delilik derecesine varan bir kuruntuya kapýlan Woolf, 1941 yýlýnda 59 yaþýnda kendini Sussex'te bir ýrmaða atarak yaþamýna son verdi.

 

 

   Kaynakça: Yüzyýlýn 100 Yazarý (Yeni Binyýl)