Denizce
  e-mail    
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe Mutlu Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Ayşe Mutlu Demetçi  / Kiev'den Son Mektup

Dost Köşesi    

 

 

Sevgili dostlarım, gün oldu, devran döndü ve Kiev’den ayrılık rüzgarları esti. Bu kez  sanırım, sonsuza kadar! Kiev mektuplarının da böylece sonuna geldik.

Sekizinci mektubumdan ve miniminnacık Kiev’i gezip tozup bitirdikten sonra, can sıkıntısına yenik düştüm. Hayat uğraşsız geçmiyor! Tam da oradaki varlığımı sorgulama aşamasına gelmiştim ki sevgili eşimin girişimi meyvasını verdi  ve tam gün çalışmaya başladım: Credit Europe Bank’ın yeni kurulan Leasing firmasının Finans Kotrolörlüğünü üstlenerek, yine iş hayatına balıklama daldım! Eh, takdir edersiniz ki, bu tarihten sonra yaşamım yoğun bir tempo kazandı ve Kiev mektuplarına zaman ayıramaz oldum. Aylar birbirini kovaladı.

Kiev maceramız toplam 2,5 yıl sürdü. Yaşamın her döneminde olduğu gibi, kimi zaman mutlu, kimi zaman mutsuz, iyi dostlar kazanarak, ama kimi zaman da onları yitirerek geçti gitti günler!

Kiev'de yaşam genel olarak sakin, mesafeler kısaydı. Avrupalı'laşmaya çalışan ama bunu yabancı marka tüketerek yapabildiğini sanan, gerçekte ise henüz geçmişteki rejimin derin izlerini taşıyan Ukrayna insanının hayata sığ bakışı iş yaşamını da şekillendiriyordu. Çağımızın hastalığı, bencillik ve fırsatçılık bu toplumun da yaşam felsefesinin temel taşıydı kentlerde. Kentlerde diyorum, çünkü kırsaldaki yaşamı 'damardan' anlama şansımız olmadı bu ülkede de!.

Kiev'de kısmen mobil bir yaşam sürdük; iki yıl içinde sirket 4 kez adres değiştirdi, iş yerime yürüyerek gidip gelme tutkum yüzünden, biz de şirketin peşinden evi taşıdık durduk. Her ne kadar mobilyalı evlerde oturuyorsak da, zaman içinde edinilen eşyaların sayısı geometrik bir hızla artıyor. Ama sevgili arkadaşlarımızın 'el atıverme'siyle taşınma yine de 1-2 saate sığıyordu. Son taşındığımız evimizde 4 ay gibi kısa bir süre oturabildik, Kaderin cilvesi işte, halbuki Kiev yaşamımızın en güzel, en ucuz ve en büyük evini bulmuş durumdaydık!

Veda ise biraz ani oldu! Gerçi, oradaki ilk yılımızın sonunda dünyayı vuran ekonomik krizin Ukrayna'yı derinlemesine etkilemesi ve zayıf ekonomisini çökme noktasına getirmesi nedeniyle, zaten bir avuç olan dostlarımızı bir bir yitirir olmuştuk. Ekonomik belirsizlikler sonucu stresli bir dönem geçirirken ayrılık geldi çattı.

Ayrılık, alışkanlıklardan kopmak demek! İlk aşamada şaşkınlık yaşıyor insan ister istemez. Sonra kabullenme aşamasında her şey yeniden dengeye oturuyor. Her ne kadar Kiev'de yaşamayı sevmesem de, dedim ya ah alışkanlıklar!

Ukrayna ve Kiev hakkında ilk zamanlar dışarıdan bakan biri olarak yazacak çok şey bulabilirken, aradan iki yıl geçtikten ve orada yaşamaya alıştıktan sonra, artık yazacak pek bir şey bulamaz olduğumu farkettim. Orada gördüklerim ve yaşadığım tuhaflıklar bile bana artık farklı gelmez olmuştu. Ukrayna ve insanı hakkında yakın gözleme dayanan sağlam yargılar oluşturmuştum ama, artık özgünlükleri göremez olmuşum.

Bu nedenle bu mektup serinin en kısa mektubu, daha çok bir veda mektubu oldu.

Yeni ve farklı bir ülkeyi daha yaşamak, orada yoktan bir hayat kurmak kesinlikle ilginç bir tecrübeydi ve kuşkusuz yaşamıma yepyeni bir boyut kazandırdı. Kazandırdıkları bununla da kalmadı tabii, fazladan 6 kilo, bitmez tükenmez merakıma yeni meraklar ve tabii ki yeni umutlar!.

Bundan sonra 'Moskova Mektupları'nda buluşmak üzere, tüm dostları sevgiyle selamlarım.

Ayşe Demetçi                                       
(Artık leylek görmekten kaçar olmuş bir yaşam gezgini....)

 

HOŞÇAKAL  KİEV!      

 

 

Ayşe Mutlu Demetçi'ye teşekkürlerimizle


21.04.2010