|
"KIYTIRIK BALIKÇILAR"
Bu tanımlama en olumlu şekilde "önemsiz balıkçılar" olarak açıklanabilir. Bu "kıytırıkların" içinde kendim de olduğum için, daha incitici bir tarif yapıp hem ben hem de diğer "kıytırıklar" üzülelim istemedim.
Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verilerine göre, ülkemizde 18 bin balıkçı gemisi var.
11 bin 230 küçük boydaki gemide sadece gemi sahipleri çalışıyor. 7 bin 166 gemide ise gemi sahibinin dışında tayfa da çalışıyor. Bu 18 bin balıkçı teknesinden en az 16 bininin sahibi "kıytırık" balıkçı. Çünkü onlar ÖTV'si indirilmiş mazot alamıyorlar.
Çoğunlukla eğitim düzeyleri düşük, içinde bulundukları koşullar nedeniyle bilgi birikimleri az olan biz balıkçılar, aşağılanan bir meslek gurubunu oluşturuyoruz. Bu gerçeği düşünürken ve yazarken çok mutlu olduğumu söyleyemem. Ancak toplumsal gerçeğimiz bu. Umarım yakın bir gelecekte yaptığımız işin toplumsal yaşam için en az Başbakanınki kadar önemli olduğu kavranır.
Ötv'si İndirilmiş Yakıt
Yasaya göre bütün balıkçılar ÖTV'si indirilmiş yakıt alma hakkına sahip. İşleyişte ise "kıytırık balıkçılar" bu haktan yararlanamıyor.
Küçük bir teknesi olan balıkçı, ÖTV'si İNDİRİLMİŞ MAZOT alabilmek için başvurmuş.
"Teknenin tescili gerekli" demişler.
Tescil ettirmiş.
"Teknene sabit mazot deposu yapacaksın" demişler.
120 litrelik depo yaptırmış.
"Maliyeden vergi borcunun olmadığını gösteren bir belge, nüfus cüzdanının, tonilatonun, tekne ruhsatının, Denize Elverişlilik Belgesinin vb. vb üçer fotokopisini getireceksin" demişler.
Getirmiş.
"120 YTL. verip Deniz Ticaret Odası'ndan Jurnal ve Yakıt Alım Defteri alacaksın" demişler.
Almış.
"Tonilatoyu yenileyeceksin" demişler.
Yenilemiş.
"Harç yatıracaksın" demişler.
Yatırmış.
"Maliyeye onaylatacaksın" demişler.
Onaylatmış.
Sevinç içinde "oh be bitti" diyerek tutmuş yakıt istasyonunun yolunu. İlgiliye Yakıt Alım Defterini uzatıp;
Balıkçı - 100 litre mazot siparişi vermek istiyorum.
Görevli - Kusura bakmayın alamayız.
Balıkçı - Neden?
Görevli - Çünkü tankerin herbir bölümü 5 tonluk. Senin 100 litre mazotun için bir göz
ayıramam.
Balıkçı - Tamam bir göz ayırmayın. 4 ton sipariş veren birinin yanına benim mazotu-
mu da koyun. Acelem yok. Ne zaman uygun olursa.
Görevli - Olmaz. Prensip olarak herkesin mazotunu ayrı göze koyuyoruz.
Balıkçı - Yani ben sizden ÖTV'si indirilmiş mazot alamayacak mıyım ?
Görevli - Getiremeyiz.
Balıkçı keyifle girdiği yakıt istasyonundan mutsuz çıktı. Öyle ya 100 litre yakıt alacak kıytırık bir balıkçıyla uğraşacak değillerdi ya.
Ya Ankara'da bu işin planlamasını beceremeyenler? Onlara ne demeliydi? Balıkçı "Ben bu öyküyü yazmalıyım." deyip, atladı sandalına. Pancar motorun patapataları eşliğinde attı kendini Denizana'nın koynuna. Siren kayalıklarına uzanıp, martı haykırışlarına kulak verdi. Birbirini kovalayan bulutlara yükledi kızgınlığını. Rüzgar batıdan doğuya doğru esiyordu. Birkaç derecelik kuzeye kayma ile bulutlar tam Ankara'nın üstünden geçer diye düşündü. Kim bilir belki de yağmur olup yağardı aymazlığın üstüne.
Şevki Avcı
FOÇA
Şevki Avcı'ya teşekkürlerimizle
Denizce

27.11.2008
|