| 28.06.2005 |
Pırlantanın kalitesini belirleyen başlıca özellikler nelerdir?
Pırlantanın kalitesini belirleyen dört özellik vardır Bu özellikler, kısaca 4C diye bilinir..
C'ler, İngilizce Cut, Color, Clarity ve Carat kelimelerin baş harfleridir. Türkçeleri sırayla. Kesim, Renk, Berraklık ve Karat ağırlığı'nı ifade eder.
Cut/Kesim: Pırlantanın kesimi ve cilası çok önemlidir. Kesim ne denli iyi ise, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı ve kıvılcımı o denli artar. Doğru oranlarda kesilmiş bir pırlantanın, bir yüzeyinden giren ışık diğer yüzeyinden yansır ve dağılarak "taç" denilen üst düzlük kısmından yayılır.
Color/Renk: Pırlantanın çoğu renksiz gibi görünürse de, aralarında belli belirsiz ton farkları vardır. En değerli pırlanta en renksiz olanıdır. Renk farkları, yüksek ısı ve basınç esnasında, nitrojen ve bor gibi maddelerin pırlantanın kimyasal yapısına nüfus edip karışmasından oluşur. Renksiz pırlanta yok denecek kadar azdır. "Fantazi" adı verilen makbul pırlanta renkleri, kırmızı, pembe ve mavi olmakla beraber, doğada hemen her renkte pırlantaya rastlamak olasıdır. Pırlantada en çok rastlanan renk sarı, ya da kahverengidir. Makbul olmayan bu renk, nitrojen partiküllerinin çokluğundan oluşur.
Clarity/Berraklık: Pırlantanın berraklığı, yapısı içinde bulunan yabancı maddelerin ne ölçüde bulunduğuna bağlıdır. Bunlar, taşın kristalleşme süresinde içine karışan yabancı minerallerdir. "Pike" adı verilen yabancı maddelerden meydana gelen bu lekeler, pırlantanın yaşı hakkında da bir ipucu verir. Pikelerin sayısı, rengi, yapısı, büyüklüğü ve konumu, pırlantanın berraklığını belirler. Pikesiz pırlanta bulmak çok zor olduğundan pikesi en az olan pırlanta, "kusursuza yakın" sayılır.
Carat/Karat Ağırlığı: Pırlantanın ağırlığı Karat ile ölçülür. Günümüzde l karat 0.2 gramdır. Her karat 100 eşit puana bölünür. Örneğin, bir çeyrek karat 25 puandır ve 0.25 biçiminde yazılır. Karat ağırlığı, pırlantanın kalitesini etkilemez, yalnız iriliğini ifade eder.
|
|
Cadde ve sokaklardaki yol altı geçitlerine inen rögar kapakları, neden oval, dörtköşe veya dikdörtgen değildir de çoğunlukla daire biçimindedir?
Rögar kapakları, oval, dörtgen veya dikdörtgen biçiminde yapılsaydı, belki rögarın içine inmek veya rögardan çıkmak isteyen kişinin vücut yapısına daha da uygun olabilirdi. Ancak o zaman, kapağı açmak veya kapamak isteyen kişi, dikkatsiz davranır da kapağı biraz yanlamasına döndürüverirse, kapak delikten aşağı düşüverirdi.
Bu nedenle rögar kapaklarının, ne tarafa döndürülürse döndürülsün, delikten içeriye düşmemeleri için, daire biçiminde yapılmaları tercih edilmektedir.
|
|
Tavalarımızın iç yüzeyini kaplayan ve içinde pişirilenin tavaya yapışmasını önleyen sihirli madde "Teflon" nedir?
Teflon (polytetrafluoroethylene) 6 Nisan 1938'de, buzdolaplarında ve soğutucularda kullanmak üzere, zehirsiz yeni bir soğutucu gaz aramakta olan Amerikalı Roy Plunkett tarafından bulunmuştur.
Plunkett, çalışmaları esnasında aradığı gaz yerine, bir hata sonucu macunumsu, şeffaf olmayan, o güne kadar rastlanmamış kayganlıkta dayanıklı bir madde elde etti ve bu maddeye teflon ismi verildi. Ancak bu buluş, 2'nci Dünya Harbi'nin hemen arifesinde gerçekleştiği için askeri bakımdan önemli bir madde olabileceği düşüncesiyle 1946'dan önce insanlığın hizmetine giremedi.
|