|

Güney Ege’de insanlar küçük koylara “bük” ismini vermekte ve yerin adına eklenerek koy bu şekilde isimlendirilmektedir. Kısa süre Datça’nın büklerinden biri olan Palamutbükü’nde tatil yapma olanağı buldum.
Palamutbükü yaklaşık 3 km sahil şeridi olan, çevresi dağlarla çevrili küçük bir koy. Burada yaşayan insanlar seneler önce bu bölgede bol miktarda bulunan Meşe ağaçlarının palamutlarını satarak geçinirlermiş ve koyun adı sanıldığının aksine Palamut balığından değil Meşe palamudundan gelmektedir.
Datça yarımadası dağlık ve karayolu ulaşımına çok kolay yol vermeyen bir coğrafi yapıya sahip. Zamanla insanın doğanın zorluklarını aşma azmi yarımadayı karayolları ile donatmış ve hemen her köşesine karadan ulaşma olanağını yaratmıştır.
Palamutbükü’nde yaşayan insanların dünya ile ilişkisi başlangıçta sadece deniz yolu ile olurken buna daha sonra karayolu eklenmiştir. Karayolu bir yandan iletişimi yoğunlaştırırken diğer yandan pazara üretimi kolaylaştırmıştır. Bunun sonucunda Meşe’lerin yerini Badem ve Zeytin ağaçları almış ve Palamutbükü sakinleri artık geçimlerini Badem ve Akdenizin olmazsa olmazı Zeytin’den sağlamaya başlamışlar.
Dünyadaki gelişime paralel ülkemizde de hızla gelişen turizm ve özellikle deniz-kum-güneş turizmi bir süre sonra Datça’yı ve yolların açılmasıyla birlikte Palamutbükü’nü de etkisi altına almış ve geçim kaynaklarından biri olmaya başlamıştır.

Palamutbükü’ne yaşayan insanların hala temel geçim kaynaklarının Badem, Zeytin, tarım olması, turizmin ek bir kaynak olarak görülmesi, insan ilişkilerini de olumlu etkilemektedir. Geçimini doğadan karşılayan, doğadan kopmamış insanların sakinliğine, yöre insanının sıcaklığı da eklenince turizm alanında hiç de alışık olmadığınız samimi insan sıcaklığını yaşamaktasınız.
Koruma altında olması nedeniyle kısıtlı yapılaşmaya izin verilen bükte pansiyon, apart şeklindeki küçük turizm işletmeleri, lokantaları, marketleri, küçük limanı turizm hizmeti veren birimlerdir.
Tatilimizi geçirdiğimiz Bük Pansiyon ve Apart ile yemeklerimizi yediğimiz Bük Restoran’da, alışveriş yaptığımız marketlerde, sahilde yürüyüş yaparken rastladığımız insanlarda karşılaştığımız içten insan sıcaklığı, her insana önerebileceğimiz lezzette günler geçirmemizi sağladı. Bu lezzete ayrı bir tat katan Bük Restoran’dan Fehmi ve Yasin, Bük Pansiyon ve Apart’tan Sezer ise bizim açımızdan özel bir teşekkürü hak etmektedirler.
Neredeyse el değmemiş, kekik ve dağ çiçekleri kokulu bir toprak parçasına eşlik eden berrak denizi ve bunları eşsiz kılan insan sıcaklığını yaşamak istiyorsanız ve de olanaklarınız elveriyorsa bir an önce yolunuzu Palamutbükü’ne düşürmenizi öneririm.
Para kazanma hırsının henüz tam olarak uğramadığı, yasaların şimdilik talana karşı koruduğu bu güzel yurt parçasının bu şekilde kalması mevcut koşullarda zor görünmektedir.
Datça’da Datça Yarımadası’nın eşsiz doğal özelliklerinin korunmasına katkıda bulunmak üzere bir araya gelen gönüllülerin 16.08.1990 kurduğu Datça Çevre ve Turizm Derneği (DAÇEV) bu zorluğu başarmak çabasındadır.

Amaçlarını;
· Datça'nın ve Datça Yarımadasının tüm doğal kaynaklarını korumak, güçlendirmek,
· Tarihi, arkeolojik, folklorik, mimari ve diğer bütün değer ve zenginliklerini ortaya çıkartmak, korumak, değerlendirmek ve
· Doğal çevre ile uyumlu turizmin gelişmesine katkıda bulunmak
şeklinde ortaya koyan derneğe verilecek her destek bu zorlu görevin başarılmasına olanak sağlayacak ve bizlerin de bu eşsiz anları tekrar ve tekrar yaşamasını mümkün kılacaktır.
Dr. Nedim İnce
www.pratikhaber.com
Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle
Denizce

07.07.2009
|