|
Gökkaya limanından kuzeye doğru sahil takip edilerek gidildiğinde demirlemeye müsait iki koy daha vardır. Bunlardan batıda kalanına Çamlık koyu denir, güney kıyısı çam ağaçları ile kaplıdır, 8 m civarında demirlenip durulabilir, meltem almaz ama, keşişlemeden çok etkilenir.
Çamlık koyunun yarım mil daha kuzeyinde girişinin karşısındaki kayaların üstünde harabeler gözüken bir koy daha vardır, içeri girince batıya doğru fiyord gibi kıvrılarak girer, Buzağlık koyu derler ama daha ziyade yakınında olan Kapaklı beldesi nedeniyle Kapaklı koyu denilmektedir (N 36,13,35-E 29,54,21) Kıyıları dik yamaçtır, 7 m civarı demirlenerek rahat kalınabilir, burası da keşişlemeden nasibini alır ve etkilenir o nedenle yaz limanıdır, denizi turkuvaz rengi ve güzeldir.
Kapaklı koyunun bir mil kadar kuzey doğusundaki geniş koy çok solugan alır ve barınmaya müsait değildir.
Gökkaya limanından sonra kuzeye girinti yapan ve kıyısında yukarıda belirttiğimiz koyların yer aldığı genişçe körfezin doğu yakasının ucunda Çayağzı limanı yer almaktadır. Burası Demre – Kale nin limanıdır. Bir gomina kadar uzunluğundaki kumsal sahilin güney doğu ucundan Kokar çayı denize dökülür, bu noktadaki Çalpan burnundan kuzeybatıya doğru çıkan 40 m lik bir mendirek çayağzını açıkdenizden korur. Mendireğin iç kenarı rıhtımdır ve yaz sezonunda gezi motorları sıra sıra dizilerek bağlanırlar, melteme karşı mendirek koruma sağlar fakat, keşişlemeye açık bir bölge olduğu için kışın barınılmaz, güney havalarda büyük dalgalar mendirek duvarını aşar. Sandallar ve botlar güney kıyısını izleyerek çaydan içerilere kadar girebilirler.
Antik Myra kenti buraya çok yakındır; tiyatrosu, kaya mezarları, kentin kalıntıları ve Noel baba olarak bilinen aziz Nicholas’ın mezarı ile onun adına yapılmış olan kilise görülmeye değer. Sahilde ulaşım için taksi ve minibüs bulunur. Etrafı gezip görmek 3 saatlik bir zamanda tamamlanabilir ancak, netameli bir yer olan Çayağzı limanında mürettebatsız olarak tekneyi bırakmayın derim. Sahilde birkaç lokanta ve büfeden temel ihtiyaçları gidermek imkanı vardır.

Mendireği müteakip Çalpan burnundan sonra sahil iki mil boyunca kumsal plajlar olarak Kumburnuna kadar uzanır gider; burnun hemen doğusunda ufak bir girinti barınılabilecek tek yerdir, Taşdibi koyu denir. Buradan itibaren 5 mil boyunca kumsal plaj dümdüz göz alabildiğince uzanır. Plajın doğudaki bitim noktasında, denizle arasında sadece kumsal berzah bulunan Baymelek gölünün denizle bağlantısı olan dar geçidin ucunda bir küçük mendirek vardır, melteme karşı koruma yapar, Kale limanı derler; ortalıkta balık üretme tesislerinden başka bir şey yoktur.
Mendirekten sonra sahil şeridi denize dik yarlar halinde güneye doğru Bunda burnuna kadar devam eder. Bu bölgede bir çok girinti ve koy olmakla beraber rüzgar altı ve kaba deniz alan yerlerdir barınılamaz. Bunda burnu dönülünce sahil kuzeydoğuya doğru uzanır, derin ve geniş bir girinti yapan Göklimanı oluşturur. Gökliman balık çiftliklerince istila edilmiştir, hiçbir işaret olmayan havuzlar iki yakadan ortaya doğru yayılmışlardır. Koyun kuzeydoğu ucu genişçe bir plajda sonlanır, doğu köşesinde deniz bir girinti yapar onun önünde 5m derinlikte demirlenebilir. Burası kuzey rüzgarlarında iyi limandır ancak, meltemin soluganı içeri işler ve lodos içerde patlar, burada durmaya karar verirken hava durumunu iyice öğrenip dikkate almak gerekir. Pek tavsiye edilecek bir barınma yeri değildir.
Gök limanın doğu yakasını oluşturan yarımadanın ucunda adeta bir mendirek gibi yatay olarak uzanan kayalık Güvercin ada vardır, sahil ile arası derin sudur.
Ada ve burun dönülünce yarım mil kadar kuzeyde demirlemeye uygun melteme kapalı mahfuz bir koy yer almaktadır, deniz berraktır. Karayolu hemen üstünden geçtiği için denize girmek amacıyla gelen giden çok olur, Andrea Dorya koyu veya Radyofon koyu derler, doğu ve güney yönlü havalarda rüzgar ve deniz altı kalır barınılmaz.
Finike
Finike eski bir ilçe ve giriş çıkış limanıdır. Kıyıdan içerdeki yüksek dağlar ile sahil arasındaki verimli ovada meşhur Finike portakalı yetiştirilir. Tarım halen en önemli iştigal konusudur, seracılık ile taze çiçek ve sebze üretimi gelişmektedir.
Şehirden her türlü ihtiyaç temin edilebilir, sanayi sitesindeki atölyelerde tamir işleri yaptırılabilir. Şehir bakımlı ve düzenlidir, sahilde Kauçuk ağaçları ile süslü güzel bir park vardır. Finike Antalya arasındaki yol düzenlenmiş ve ulaşım kolaylaşmıştır, havaalanına 110 km mesafededir.
İlçede ticari amaçla yapılmış olan liman, bilahare yat limanı olarak kullanılmaya karar verildi ve özel sektöre devredildi. Setur tarafından marina haline getirilerek 1998 de hizmete açıldı. Marina ilçenin turizme açılmasına ve düzgün turistik bir kent haline gelmesine yardımcı oldu; özellikle ikliminin yumuşaklığı ve coğrafi konumunun uygunluğu nedeniyle kışın pek çok yabancı yatçı teknelerini burada muhafaza etmeyi tercih etmektedirler.
Kuzeydoğuya doğru çıkan ana mendirek limanı güney havalarına karşı, güneydoğu istikametinde uzanan kısa mendirekte kuzey rüzgarlarına karşı limanı korur. Kısa mendireğin kenarındaki rıhtım mahalli balıkçı teknelerine ayrılmıştır. Her iki mendirek ucunda fener vardır.
Liman içinde çift taraflı olarak yatları bağlamak üzere yapılmış üç uzun iskele yer almaktadır; elektrik su bağlantı kutuları mevcuttur, tonoz döşelidir demir atılmaz, ortalama derinlik 5 m kadardır. Marinanın kapasitesi denizde 350, karada 150 yattır. 80 tonluk gezer lift ve her türlü tamir bakım olanakları mevcuttur; marinanın sosyal tesisleri yenilenmiştir. VHF 73 –Telf: 0242 – 855 5030 - e-posta finike@seturmarinas.com Fiyatları diğer marinalardan biraz daha ehvendir.
Finike’nin batı yakasında yer aldığı körfezin kuzey sahilleri boydan boya yaklaşık 10 mil uzunluğunda kumsal plaj halinde Akçaörgü burnuna kadar devam eder. Kumsallarda basit tesisler ve kamp yerleri vardır.
Akçaörgü burnu yüksek bir tepe ve altındaki çam ormanı ile kaplı görüntüsü ile belirgindir; burnun 1 mil doğusunda kuzeye doğru yarım mil kadar girinti yapan Papaz koyu demirlenebilecek bir yerdir (N 36,17,00 – E 30,23,50). Ancak, güney havalara tamamen açık ve meltemin soluganını alan bir yer olduğu unutulmamalıdır. Burada 6 m civarı derinlikte demirlenebilir, sahilini bir kayalık ikiye böler her iki yanı da kumsaldır, karayolu sahilin hemen üstünden geçer.
Papaz koyunun doğusunda denize açık ve geniş Karagöz koyu yer alır, sahildeki büyük yazlık siteler uzaklardan belli olur. Karagöz koyunun bir mil güneyinde küçük bir tepenin ardında kalan Karagöz limanı denilen küçük koy da kuzeye ve melteme açıktır, sadece güney ve doğu yönlü havalarda korunaklıdır, son kısmında 40m genişlikte sahili çakıllık bir girinti yapar. Koyun civarında dağınık vaziyette harabeler bulunmaktadır.
Finike körfezi batı ucundaki Gelidonya (yeni haritalarda Şıldanlar diye geçiyor) burnunda biter. Burnun önünde Beşadalar denilen beş adacık güneye doğru sıralanırlar, adaların arası ve en kuzeyde kalanı ile burun arası derin sudur. Bu burundaki fener yüksek, güçlü ve önemli bir fenerdir, burundan 1 km içeride kalır (Fl 3 10s 227m 15M) Antalya körfezinin batı ucunu işaret eder. Bir de kırmızı çakan yardımcı fener bulunmaktadır (Fl R 5s 36m 8M).
Gelidonya burnu ve Beşadalar büyük Antalya körfezinin batı ucunu belirler, bu noktadan itibaren gelecek yazımızın konusunu teşkil edecek olan Antalya körfezine girilmiş olur.
Kemal Baral'a teşekkürlerimizle
Denizce

14.02.2008
|