|
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Mersin Şubesi, genel merkezin projelerini uygulama yanında kendisine özgün projeler de geliştirip yaşama geçirmektedir. Şube yönetimi özgün projelerini yerinde görmesini sağlamak amacıyla genel başkanları Prof. Dr. Türkan Saylan’ı Mersin’e davet ettiler.
Prof. Dr. Türkan Saylan Mersin’e daveti kabul etti, tarih belirlendi ve program hazırlandı. Ziyaret Saylan’ın isteği üzerine bir gün sürecekti.
Sabah saat 07.30 da Saylan ve çalışma arkadaşı Adana havaalanından alındı. Oldukça bitkin gözüküyordu. O sırada da hastalığı nedeniyle kemoterapi alıyordu ve buna bağlı olabileceğini düşündük halsizliğinin. Soğuk algınlığı geçirdiğini, o nedenle uyuyamadığını, gece saat 02.00 de ancak daldığını ve uçak için sabah 04.30 da uyandırıldığını anlatınca mesele daha net anlaşıldı. Bir yandan hastalığı, diğer yandan kemoterapi vücut direncini düşürürken buna eklenen soğuk algınlığı işin tuzu biberi olmuştu. Üzerine eklenecek olan uçak yolculukları ve yoğun bir program sıkıntıyı daha da arttırabilecekti.
Ziyareti ertelemiş olmasının onun için daha iyi olacağını ifade ettiğimizde yanıtı; “benim zamanım az, hiçbir şeyi erteleyemem” oldu.
Mersin’e gelirken yolun kenarındaki güzellikleri fark etti. Katırtırnaklarının ne kadar güzel çiçek açtıklarından söz etti ve bahara övgüler yağdırdı.
Mersin’de kahvaltı ederken program gereği TRT Çukurova Radyosu’na telefon ile bağlandı. İnsanlara yine yoksulluk nedeniyle okuyamayan kız çocuklarından söz etti. Boş zaman diye bir şey olmaması gerektiğinden dem vurarak onları derneklerde çalışmaya davet etti. Yine kahvaltı esnasında yolda dikkatini çeken Yeni Hal Mahallesi’nden söz ederek orayla ilgili yeni projeler üretmemizi istedi; mahalledeki okulda açılan ana sınıfı ona yeterli gelmemişti.
Kahvaltı ardından Mersin Valisi ziyaret edildi. Konu devletle yapılan ortak projelerdi. Sonraki durak Mersin Üniversitesi oldu. Mersin Üniversitesi Rektörüyle yapılan görüşmenin konusu burs, öğrenciler ve dernek ile üniversitenin ortak projeleriydi. Rektörün davetlisi olarak yenen öğle yemeğinden sonra kısa bir süre de olsa mola fırsatı doğdu.
Öğle arası Prof. Dr. Türkan Saylan dinlenmeye çekilmeden önce bir sonraki etkinliği ve saatini sordu. Kendi saatini başucuna koyarken sıkı sıkıya zamanında uyandırmamızı tembihledi. Nitekim onu uyandırmamıza fırsat kalmadan kendisi kalkıp hadi gidelim dedi.
Gittik. Mersin Üniversitesi’nde hınca hınç dolu konferans salonunda öğrencilere, öğretim görevlilerine konferans verdi. Çıkışta kitaplarını imzaladı kazancın şubeye kalması koşuluyla.
ÇYYD Mersin Şubesi’nin o yıl Özel Toros Lisesi ile “Toros Çiçekleri” isimli bir projesi yürüyordu; bu Özel Toros Lisesi’nin, ÇYYD’nin Milli Eğitim Bakanlığı’nın izni ile sınav yaparak seçtiği 10 yoksul kız öğrenciyi tam burs ile öğrenim verdiği bir projeydi. Özel Toros Lisesi’nin öğrencileri ve velileri okulun konferans salonunu doldurmuş Türkan Saylan’ı bekliyorlardı. Üniversitedeki konferansın ardından oraya geçildi. Liseli öğrenciler Türkan Saylan’ı büyük bir sessizlik içinde dinlediler.
Bu sırada derneğin şubesinden burs alan öğrenciler ve dernek üyeleri toplanıyor ve sıranın kendilerine gelmesini bekliyorlardı. Bu iki etkinlik arasında yine dinlenme fırsatı yaratıldı. Bu esnada onun insan sevgisi şu cümlelerde vücut buldu:” Bana çocuğunuz gibi bakıyorsunuz”
Dernekte coşkulu bir söyleşi gerçekleşti; pırıl pırıl gençleri karşısında gören Türkan Saylan tüm yorgunluğunu unutmuştu.
Onuruna düzenlenen akşam yemeği öncesi yine kitaplarını imzaladı. Yemek başladıktan bir süre sonra mikrofona gelerek katılımcılara hitap etti.
İstanbul’a dönüşünün uçak saati nedeniyle yemekten erken ayrıldı. Güneşli bir günle başlayan ziyaret yağmurlu bir havada sona eriyordu. Bizim için sabah erken saatlerde başlayan koşuşturmaca Adana’da akşamın geç saatlerinde bitmişti ama onun koşuşturması evine varana kadar devam edecekti.
Neden mi “Anıt İnsan”?!.
Not: Bu yazı sağlığında kaleme alındı ve yayımlandı. Yeni şeyler yazmaya elim varmadı ve bu yazı ile ona güle güle demek istiyorum. Işıklar içinde sonsuzluğa doğru yol alsın...
Dr. Nedim İnce
www.pratikhaber.com
Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle
Denizce

23.05.2009
|