Denizce
  e-mail    
 





Amerika'dan Mektup
Arkadaş
Asla Vazgeçme
Ata Ankara'da
Ayakkabi Gibidir..
Sevginin Mucizesi.
Ayakkabıcı
Ayvalık-Marmaris
Baba Olmayı...
Baba Unutur
Babamın Müziği
Bakış Açısı
Beden Hapsi
Beyaz Gardenya
Bir Analiz
Bir Bardak Süt
Bir Doğum Günü Ş.
Bir Dost
Bizim Fenerimiz
Boğaziçi'nde Hayat
Bugün mü...
Büyü Dükkanı
Ceviz Ağaçları.
Çocuğum ve Ben
Çocuk Gözüyle
Çok Geç Diye Bir...
Çünkü Gitmiştin
Denizde Rekabet
Denize Gidemeyen..
Dert Ağacı
Dost Biriktirmek
Düşlerdeki Mutluluk
Ebediyete Kadar
Eller
Eskitilmiş Bayramlar
Fenerbahçeli Robinson
Gültekin Yazıtı
Güneş Prensesi
Güzel İnsan
Haftasonu Gezisi
Haldun Sevel'den
Hediye Paketi
Herkesi Affet...
Her Yer Melek Dolu
Herşey Yeterli Olsun
Hisarönü-Göcek
Işığınız Yayılsın
İhtiyar Çöpçü
İsraf
İşin Bitince...
Kaan Erdem
Kaplan Bıyığı
Köşe Yastıkları
Kuzucuklar
Küçük İtfaiyeci
Maria Sharapova
Herkes İçin Biraz..
Marmaris-Göcek..
Mayonez Kavanozu
Merhabanın Hatırı
Mutluluk Dersi
Neveser
O Bir Neydi..
Olur ya Unutursam
Orhan Boran
Öğret Ona
Özlüyorum...
Prag
Renkli Boya Sandığı
Sadece Evet De
Sahip Olduklarım
Sedef Çiçeği
Semra'dan...
Servis Şoförü
Sevgi
Sevgi, İlim Gül..
Sevgili Babama
Sevgiyi Davet..
Sevmeyi Bilmek
Sığınacak Bir Liman
Sihirli Keman
Sinarit Baba
Siz Çok Önemli..
Soğuk Var mıdır
Ta Kendin Gibi...
Tam Zamanı..
Tamamen Normal
Tavlaya Benzer...
Teknelerin Kaderi
Telefondaki Arkadaş
Tokadı Basmadan
Tutunacak Birisi
Tüm Annelere
Uçurtmanın Peşinden
Urla'da Yaşamak
V.Günyol'un Ardından
Yalnızca Sevmek Y...
Yanlış Yapmaktan...
Yaşama Sanatı
Yaşamak Direnmektir
Yaşamın Fısıltısı
Yaşamın Gerçekleri
Yaşamınızı Kendiniz..
Yaşıyor musunuz
Yeşil Giresun'dan...
Yıllar Geçerken
Yorumsuz
Yüreğini Koymak
Zaaflarınız
Zeki Müren'le Söyleşi
Zeytinin Teri

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

       Anı Köşesi   

 Her Yer Melek Dolu

 

 

Dorothy Wright'ın kocası, Forrest, onu sarsarak uyandırdı. "Uyan, Dorothy kalk! Her yerde duman var!"

Dorothy öksürerek uyandı, yatakta doğruldu ve "Çocukları kaldır!" diye bağırdı. Hemen telefona sarılıp acil yardımı aradı ancak tam adreslerini verecekken telefon hattı kesildi.

Tanrım bize yardım et', diye dua ederken Dorothy ve Forrest aksi yönlere doğru koşturup çocukları kaldırmaya çalıştılar. Forrest Junior on altı; Danielle on beş; Leonard on üç; Dominique on iki, Joe on bir; Anthony on; Marcus sekiz; Vinny yedi; Curtis beş; Nicholas üç ve Ja-Monney da üç yaşındaydı. (Ja-Monney Dorothy'nin doğduğu günden beri bakımını üstlendiği yeğeniydi.)

Korkmuş ve şaşırmış çocuklar gözlerini ovuşturarak merdivenlerden inerek dışarı çıktılar. Dorothy kafaları sayıyordu.

"Biri eksik!" diye bağırdı. "Kim, kim eksik. Curtis! Forres Curtis çocukların arasında yok!"

Forrest ön kapıdan dışarıya fışkıran dumanların arasına dalıp biraz önce indiği merdivenleri geri çıktı. Yatağının altına saklanmış olan Curtis babasının sesini duyunca koridora çıktı. Kalın duman perdesinin içinde babasını görememesine karşın doğruca kollarına koştu. Forrest onu kucakladığı gibi koşarak merdivenlerden indi. Yarı yolda tökezledi ve bileğini burktu, ancak dışarı çıkmayı başardı.

Dorothy komşularının evine koştu. Bitişik evde oturan kadın gece boyunca çalışmış ve Dorothy kapısını yumruklamaya başladığında henüz yatmıştı. Turuncu alevlerin Wright ailesinin evinin pencerelerinden püskürdüğünü görür görmez hemen acil yardımı aradı. Bir iki dakika içinde itfaiye arabaları vardı. Bu arada alevler birinci katın duvarlarını yutmuş ikinci kata tırmanmıştı.

Komşular çocukları evlerine aldılar. Ancak Dorothy yerinden kımıldayamıyordu. İtfaiye görevlileri baltalarını evlerinin çatısına indirirken bir rüyanın yok oluşunu izledi. Evdeki her şey alevler tarafından yutulmuştu. Mobilyalar, giysiler, ev eşyaları, çamaşırlar, fotoğraflar, para, mücevherler ve Dorothy küçükken ölen annesinin tek fotoğrafı. Her şey yok olmuştu.

Dorothy rüyalarımız, diye düşündü. Nasıl böylesine yok olabilirler? O ve Forrest şehir yaşantısının on bir çocuğuna verebileceğinden çok daha fazlasını istemişlerdi. New Jersey yakınlarında New Milford denen bu bölgeye dört yıl önce taşınmışlardı. Çocuklarının uyuşturucu, alkol, kavgalar ve çeteler arasında büyümesini istememişlerdi. Standart altı bir eğitim ve kötü komşuluk ilişkileri onlar için değildi.

Bu kocaman evi bulup ev sahibesi Diana ile tanıştıklarında kendilerini ne denli şanslı görmüşlerdi. Onu kendilerinin çalışkan insanlar ve çocuklarının terbiyeli, söz dinleyen çocuklar olduklarına ikna etmişler ve eve çok iyi bakacaklarına ilişkin söz vermişlerdi. Kira kabul edilebilir bir düzeydeydi. Wright ailesi hemen eve taşınmıştı.

Dört yıl sonra Dorothy rüyalarının duman olup bulutlara karışmasını izliyordu. Tek düşünebildiği şey, şükürler olsun ki aileden hiç kimseye bir şey olmadığıydı. Hemen arkasından da, bu kocaman aile için böylesine büyük bir evi bir daha nasıl bulabileceğiz diye düşündü.

Hastanede kısa bir gözetim ve Forrest'in bacağının alçıya alınmasından sonra Dorothy'nin yaptığı ilk iş komşuların verdiği mavi pijama ve tenis ayakkabılarıyla soluğu Sosyal Hizmetlerde almasıydı. Kuyrukta sıranın kendisine gelmesini beklerken etraftakiler 'Deli mi ne' der gibi bakıyorlardı. Dorothy için nasıl göründüğünün hiçbir önemi yoktu. O iş peşinde bir kadındı. Görevlilerin yapabildiği tek şey tüm aileyi şehir merkezinde bir sığınağa yerleştirmek oldu. On üç kişi dört küçücük odaya sığıştılar.

Dorothy bir arkadaşına "Çok korkunç bir yer," diye anlatıyordu. "Öyle bir yerde her türlü olay var. Her gün yepyeni insanlar geliyor, gidiyor. Uyuşturucu, bağırmalar, erkek arkadaşları tarafından dövülen kadınlar. Çocuklar için oyun alanı yok. Aslında çocukların yapabileceği hiçbir şey yok."

İşte tam bu sırada koruyucu melekler görünmeye başladı. Dorothy'nin Alfredo restoranının sahibi olan arkadaşı Lisa dört ay boyunca tüm aileye akşam yemeği taşıdı. Pizza, spagetti, sarımsaklı ekmek, taze salata, lazanya, sebze yemekleri... çocukların sevdiği ne varsa onlara taşıdı. Eski mahallelerinden Jerry ve Cynthia, sığınağa bir televizyon getirdiler. Hiç tanımadıkları kişiler giysi yardımında bulundular. Çocukların öğretmenleri kitap, defter, boyama kitapları ve kalemleri getirdiler. New Mil-ford'daki ilk, orta ve lisede çalışan diğer öğretmenler para yardımı yapabilmek için kermesler düzenlediler.

Tüm kasaba Wright ailesini bağrına bastı ve hediyelerin tüm yaz boyunca ardı arkası kesilmedi. Ancak Dorothy yine de bu sığınaktan nasıl kurtulacakları ve dört yıl önce büyük çabalar sonucu taşındıkları yere tekrar nasıl dönebilecekleri endişesini taşıyordu. Tüm aileyi sığdırabilecekleri bir evi nasıl bulur, nasıl onun parasını ödeyebilirlerdi?

Günlerden bir gün Vinny'nin sınıf arkadaşlarından biri onları ziyarete geldi. Küçük Michael Kontomanolis ve Vinny birbirlerini görür görmez kucaklaştılar ve ağlamaya başladılar. Michael hemen annesine dönüp, "Anne lütfen Vinny de bizimle gelebilir mi? O benim arkadaşım," dedi.

Michael'in ailesi çocukların dostuluğundan öylesine etkilenmişlerdi ki bütün yaz neredeyse her hafta sonu tüm Wright ailesinin çocuklarını evlerinde konuk ettiler. Dorothy çocukların hiç olmazsa bir süreyi eski oturdukları yerde geçirmeleri ve sığınaktan dışarı çıkmış olmalarından çok mutluydu. Bir keresinde Pauline ve Nick'e "Sizin yalnızca iki çocuğunuz var. Bu kadar çok çocuğa nasıl tahammül ediyorsunuz," diye sordu. Nick gülerek, "Onlara bayılıyoruz. Bize geldikleri zaman evde büyük bir parti veriliyor gibi oluyor," diye cevap verdi.

Sonra büyük sürpriz geldi. Bir gün Pauline, "Dorothy, Nick ve ben bizim sokakta büyük bir ev alıp dört yıllığına size kiralamaya karar verdik. Bu sürenin sonunda onu bizden satın alabilirsiniz. Biz sizin kendi evinizde oturmanızı istiyoruz. Ait olduğunuz eski sokağınıza dönmenizi bekliyoruz," dedi.

Ne Dorothy, ne de Forrest kulaklarına inanamadılar. Yangından önce hiç tanımadıkları bu çift neden onlara böylesine büyük bir yardım yapıyorlardı? Pauline gülümseyerek şöyle dedi. "Kalben sizinle akraba olduk." Pauline ve Dorothy hemen iki katlı, altı yatak odası, kocaman bir oturma ve yemek odası ve büyük bir bodrum katı olan bir ev buldular. Wright ailesinin on üç üyesi yangından beş ay sonra, ekimde evlerine taşındılar. Taşındıkları gün aile hangi kapıyı açsa 'Evinize hoş geldiniz' yazan afişlerle karşılaştılar. Komşuları tuvalet kağıdından diş macununa, el sabunlarına, hatta genç kızlar için makyaj malzemelerine kadar her şeyi düşünmüşlerdi.

Agnes ve Ralph tüm çocuklar için sekiz adet pahalı ikiz yatak ve yastık almışlardı. Diğerleri gerekli olan çarşaf, yastık kılıfı, yorgan gibi şeyleri getirmişlerdi. O günden sonra çocukların dediği gibi Pauline teyze ve Nikkolas amca ailenin bir parçası ve Dorothy ile Forrest'in kardeşleri gibi oldular. Bahçede birlikte mangal yaptılar, birlikte zaman geçirdiler ve her şeyi paylaştılar.

Dorothy, çocukları okuldan, voleybol ya da basketbol çalışmasından, yıllık toplantısından eve dönerken onları izliyor ve rüyalarını geri verdiği için Tanrı'ya şükrediyordu. Danielle, sekiz yabancı dil öğrenip Harvard'a gitmek ve avukat olmak istiyor. Oğlanlardan biri pilot, üç tanesi doktor olmak istiyor. Dominique hemşire, Leonard ise NASA'da teknisyen olmayı hayal ediyor.

En iyisini yine Dorothy söylüyor: "Birbirimiz için hiç tükenmeyen bir sevgi ve bu kadar çok koruyucu meleğimiz varken Wright ailesinin nesiller boyu tüm rüyaları gerçekleşir."

 

Patrica Lorenz Woman's World dergisinden alınmıştır.
 

Kaynakça: Tavuk Suyuna Çorba 6'ıncı Porsiyon