| |
Yazı yazmaya başladığımda, -ki ne zaman tam olarak başladığımı anımsamıyorum- yaşam denilen olgu ile birlikte yol aldığımın, alacağımın farkında değildim. Ancak insan yaşaya yaşaya bu “yolda” olma farkındalığına varıyor. Belki bu yaşamla gelen bir başka olgunluk. Ancak şu kesin ki, yazarak öğreniyorum, öğrendikçe de yazıyorum. Yazı yazma tutkum hiç kaybolmasa da, sürekli içimde taşıdığım giz, -ki bu çoğu zaman kendime bile bir giz anlamı taşıyor- gelişiyor, değişiyor ve sürekli hareket halinde sabırsız bir öğrenci gibi farkındalıklarının anlamını yakalamaya; kurmaya çalışıyor. Evet, yaşam yolculuğumda bu anlamda yazıyla yaşam arasında köprüler kurmaya çalışan birisiyim. Ve hep çok eksiğim, hep çok kalabalığım. Her günüm bu dengeleri kurabilmek için geçiyor.
Kimi gün ceplerimiz dolu dolu neşeli ve umutluyuzdur, kimi gün yoksul ve mutsuz. Oysa çoğu zaman hiç farkına varamayız, yaşadığımız her an bize armağanlarla gelir. Bazen penceremize konan bir küçük kuş, bazen mail kutumuza gelen bir yazı! Ceplerimizi dolduran yüreklerimizi doldurmaz, yüreklerimizi dolduran da bedenlerimizi beslemez. Yaşamlarımızı bu dengeleri kurmak üzerine kurar ve kurgulamaya çalışırız. Galiba ben buna bir de “yazı” yazma tutkusunu ekledim. Aslında “yazı” insanı olmak, “yazı yazmayı” ciddiye almak, bir sözcük-tümce oyunu değil; yaşamı ciddiye almaktır ; “yolda” olmayı ciddiye almaktır. “Yazı” insanı olmak, yazı yazmayı ciddiye almak, insanın kendi kendisinin var oluşunun farkındalığı ile yaşamı kucaklayan düşüncelerin çevirisidir başka gözlere... Ama ondan öncesinde kendi kendisinin ikna edicisidir. Kendini ikna edebilen bir yazının başka gözlere açılmaya hakkı vardır ancak.
Bu Benim hikayem(mi?)...
Bir kırk yıllık serüvenin sonunda ya da yaşadıklarımla/yaşamla öğüttüğüm bir değirmenin ambarlarında biriken yaşamla kesişme noktasındaki sözcüklerin, usun ve yüreğin labirentlerinde; kendi coğrafyasında ve dilinde, yol aldığı bir “kendine yolculuk” notları da denebilir.
Ancak bu sayfalar üzerinde ilerleyecek, paylaşacak, hatta hakkında söyleyecek bir şeyleri olursa Kalemin Öteki Ucundakinin -okuyanının- bu, darası alınmış bir ağırlık katacaktır yazdıklarıma.
İşte! Bu nedenle, bu Senin de yolculuğun olabilir...
|
|