Denizce
  e-mail
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe Mutlu Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
   
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 ayda bir...                                                                     Turgay Tuna

Haziran  Ayının  İlk  Pazar Günü   Kaşıklanan   Pilav..

 

 

 Yazı ve Fotoğraflar: Turgay  Tuna    


1930 ‘lu yılların pilav gününden bir enstantane. Okulun çelengi öğrenciler tarafından
Taksim Cumhuriyet Anıtı’na götürülürken

 

Pirimiz seyyahların seyyahı Evliya Çelebi, Galata ve Pera sırtlarından söz ederken, Galata Sarayı’nı ve burada kurulmuş olan Enderun Mektebi Ali’sini yazar anlatır... 16. Yüzyılın Galata, Pera sırtları avı bol, ormanlık, büyük bir alandır ve Bizans İmparatorları gibi Osmanlı Sultanları da bu geniş ormanlık arazide sık sık gelip avlanmışlardır.


1950’li yılların pilavlarından birinde, eski öğrenciler pilavlarını kaşıklarken

 

1481 Yılının bir bahar ayında, buralara gelip av peşinde koşturan II. Beyazıt, saraya dönerken yanındakilerin tavsiyesi üzerine bugünkü Galatasaray Lisesi’nin bulunduğu noktada yer alan, yaşlı bir adamın gül bahçeleriyle süslü bağ evinde mola vermiş, beyaz saçları sakalları birbirine karışmış nur yüzlü ihtiyar ev sahibinin kahvesini içmiştir… Yaşlı dede ulu misafirini yolcu ederken biri sarı biri kırmızı bahçesinden koparttığı iki gülü padişah hazretlerine takdim etmiş;  bu misafirperverlikten pek hoşlanan II. Beyazıt da giderken ihtiyar adama, bir dileği var mı diye sormuştur. O da, “hünkârım keşke burada, şu ıssız yeşilliğin ortasında, ayak bastığınız bu yerde bir irfan yuvası var olsaydı da, ben de içinde hizmet etseydim” diye arzusunu dile getirmiştir...


Pilavın en güzel tarafı, şüphesiz yılda bir kere de olsa, yıllar sonra bir araya gelmektir.

 

Her halde yaşlı babanın etkisinde kalmış olacak; II. Beyazıt saraya döner dönmez, ferman çıkartıp, “Tez, Galata sırtlarında bir Enderun Mektebi’nin inşasını”  emreder…


Yaşlı delikanlılar, yemekhaneden getirilmiş taburelerde dinlenirlerken

 

İşte, günümüzden 524 yıl önce sarı kırmızı güllerin renklerine bürünmüş Mektebi Sultani veya öteki adıyla Galatasaray Lisesi’nin ortaya çıkışı böyle olmuştur... Önceleri bu irfan yuvasında, saray çocukları ve saraya yakın bürokrat çocuklarına eğitim verilmiş; burada eğitilen talebeler ilim irfanın en üst düzeyinde ders görmüşlerdir… Öyle ki, Evliya Çelebi’nin de yazmış olduğu gibi: “Gül Baba’nın kerameti gereği Galata Sarayı’nda bir kez Bismillah deyip derse oturanın cümle ilimleri öğrenmesi ve ilim aleminde muteber bir yere  gelmesi tabiî imiş..”


Yuvada buluşma…1960’lı yıllara ait  Bir pilav hatırası .

 

Galatasaray’ı Enderun’unun kurulmasından dört yüz yıl kadar bir zaman sonra, Sultan Abdülaziz Avrupa’daki dost ülkelere yaptığı ziyaret sırasında gördükleri ve gözlemledikleri arasında iki şeyden çok etkilenmiş. Bunlardan biri demiryolu, ikincisi de laik okul düzeniymiş. İstanbul’a döndüğünde de fermanı çıkartmış: “Tez Osmanlı topraklarında şimendifer yollarının yapımına ve de modern anlamda laik bir okulun açılmasına…” diye.


Son yılların pilav günlerinden birinde,
okulun ön bahçesindeki Atatürk Anıtı’na çelenk bırakılırken.

 

Galata sırtlarındaki bir zamanların ünlü Enderun Mektebi, sonradan Mekteb-i Tıbbiyeyi Şahane’ye dönüştürülen okul binası 1868 yılının eylül ayında Galatasaray Mekteb-i Sultanisi adıyla kapılarını eğitime açmış. 1968 Yılında Türkiye’de açılan ilk laik okul olarak 100. yılına ulaşan Galatasaray Lisesi, 1981 yılında da 500. Kuruluş yıldönümünü kutlamış.


2008 pilavında okul binasının görünümü

 

Kurulduğu yıllardan günümüze dek kimler gelip geçmemiş ki bu irfan yuvasından… Bu yuvada okumuş, ardından da burada müderrislik ve müdürlük yapmış olan Tevfik Fikret’in de vurgulamış olduğu gibi, “Doğu’nun Batı ufkuna açılan bu ünlü penceresinin” ardında Çanakkale kahramanı Orgeneral Cevat Paşa, Dömeke Meydan Muharebesi kahramanı Mahmut Muhtar Paşa gibi askerlerden Orhan Veli, Nazım Hikmet gibi şairlere; Sermet Muhtar Alus, Ruşen Eşref Ünaydın gibi tarihçilerden, Yunus Nadi, Abdi İpekçi gibi gazetecilere; Turhan Feyzioğlu, Metin And gibi bilim adamlarından Cemal Reşit Rey, Barış Manço gibi müzisyenlere; Fikret Mualla, Namık İsmail gibi ressamlardan Suat Hayri Ürgüplü, Nihat Erim gibi başbakanlara; Ali Sami Yen, Turgay Şeren gibi sporculardan ilk uçak pilotumuz Fesa Evrensel’e kadar birçok ünlü yetişmiş…


Pilav günlerinde okulun bahçeleri genç yaşlı talebelerle dolup taşar, eski günler yad edilir, o unutulmayan günler, arkadaşlıklar, anılar bilmem kaçıncı kez anlatılır..

 

Mektebi Sultani’den yetişmiş olanların tabiriyle, bu okulun vazgeçilmeyen geleneksel etli pilavından kaşıklamış olan tüm Galatasaraylılar, yaşamları boyunca birbirlerine ve okullarına bağlı kalmışlar ve her yıl haziran ayının ilk Pazar günü okulda yapılan geleneksel pilav gününde en küçüğünden en yaşlısına  bir araya gelip  bu bağlılığı, bu birlikteliği en güzel ve örnek  biçimde sergilemişlerdir.


Yıllar önceki gibi yine bir yemekhanede.. Ancak, büyük bir farkla saçlar sakallar beyazlaşmış,
yaşlar ilerlemiş..Pilav aynı pilav; tabii ki, her geçen yıl
damaklarda bıraktığı tat biraz daha lezzetlenmiş olarak..

 

İşte, bu haziran ayının ilk Pazar günü, her yıl olduğu gibi okul bahçesinde bir araya gelen genç, yaşlı Galatasaraylılar, okul girişinin yan tarafından Çukurcuma’ya doğru inen sokağın bir köşesindeki türbesinde ebedi uykusunu uyuyan sarı kırmızı renklerin sahibi Gülbaba‘nın ruhu için fıstıklı, üzümlü, kuzu etli pilavlarını kaşıklayarak, geçmişte kalan  okul anılarını yad edecekler…


Eski arkadaşlar, birkaç saat için de olsa; aynı bahçede, aynı binada yine hep birlikteler,
hem de yanlarında eşleriyle beraber.

 

Nice aydınlıklara, nice pilavlara Galatasaray…

 

Turgay Tuna'ya teşekkürlerimizle

Denizce

31.05.2009

 

07.10.2010  Doğanın Narin Canlıları KELEBEKLER
01.09.2010  Akdeniz'in Karşı Kıyısındaki Dost Ülke CEZAYİR
09.07.2010  Ürgüp'ten Larissa'ya...
09.06.2010  Demiryolu İşçilerinin Kilisesi
07.05.2010  Tayyareci Mithat Nuri Bey
13.04.2010  Geçmişini Yaşayan Bir Kent FES
03.03.2010  Osman Hamdi Bey Yokuşunu Çıkarken
01.01.2010  Kedi
24.11.2009  Necdet Öğretmen
03.11.2009  Sofula'nın Anısına
24.09.2009  Aya Mama Deresi
28.08.2009  Ansiklopediye Dönüşen Piyango Biletleri
31.07.2009  Bir Cennet Ülke MADAGASKAR
30.06.2009  Bir Zamanlar Cambazhane Vardı...
31.05.2009  Haziran Ayının İlk Pazar Günü Kaşıklanan Pilav...
29.04.2009  Bir BAYKUŞ Hikayesi
31.03.2009  Geçmişini Sürdürmeye Devam Eden Bir Semt SAMATYA
27.02.2009  Fransa'dan Yeşilköy'e Uzanan Bir Köprü CRESPİN AİLESİ
30.01.2009  Hemşerimiz NOEL BABA
31.12.2008  Yeşilköy Filatelist Derneği
28.11.2008  Tutankhamon'un Mezarında
24.10.2008  İstanbul'un En Eski Yerleşimi Yarımburgaz Mağaraları
03.10.2008  Göklerden Yükselen İlk Türk Kadını Belkıs Şevket Hanım
05.09.2008  Kutsal Göz "UDJAH"
01.08.2008  Bakırköy ve Yeşilköy'ün Deniz Hamamları
09.07.2008  Düşlerden Gerçeğe Dönüşen Bir Tutku Oyuncak Tren
30.05.2008  Orta Çağın Kapısını Aralayan Hakan Fatih Sultan Mehmet
22.04.2008  Kenan Pars
18.03.2008  Savaşın Yenildiği Yer Gelibolu
15.02.2008  Collection Club
29.01.2008  Papaz Haçı Suya Attı, Hristo Dalıp Çıkarttı
27.12.2007  İzcilik 100 Yaşında
29.11.2007  Taksim Cumhuriyet Anıtı