Denizce
  e-mail
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe Mutlu Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
   
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 ayda bir...                                                                     Turgay Tuna

Demiryolu İşçilerinin Kilisesi

 

 

Yazı ve Fotoğraflar: Turgay  Tuna    

 


Geçen yüzyılın sonlarında, yabancı demiryolu işçilerinin ibadet gereksinimlerini karşılamak için yaptırılmış Yedikule tren istasyonu yakınlarında yer alan Katolik Meryem Ana Kilisesi

 

İstanbul bilinmeyenlerle, keşfedilmemişlerle doludur… Hemen her bir semtinde, her bir köşesinde bilinmedik yepyeni bir şeyler çıkıverir karşınıza.. Bir deryadır İstanbul.. Yıllardan beri oturduğunuz; sokaklarını bilmem kaç kere arşınladığınız, hatta doğduğunuz mahallenin bir köşesinden bilinmedik bir tarihi kişilik, bir olay, ya da bir buluntu sürpriz yaparcasına karşınıza çıkar. Bir anda şaşırıverirsiniz, tarihe mal olmuş bilmem hangi ünlü kişinin bir zamanlar sizin sokağınızda oturduğunu öğrendiğinizde.


Yedikule Meryem Ana Kilisesi’nin içten görünümü

 

İstanbul’da, Samatya’nın Yedikule ile sınır oluşturduğu, tarihi tren istasyonuna uzak olmayan bir köşesindeyiz. Yıllardan beri, İstanbulluları köşe bucak İstanbul’da dolaştıran, kültür turizminin Türkiye’deki öncüsü Fest Travel ile, on yıla yakın bir zamandır yaptığım Kumkapı-Samatya turlarında gidip geldiğim, tren hattının yanı başında, adeta kaybolmuş küçük bir kilisenin içindeyiz.. Birkaç ufak çocuk ve kedinin paylaştığı; yüksek bir duvarla sokaktan ayrışan avlunun ortasından geçip girdiğimiz ufak kilisenin içinde duvarlardaki aziz resimlerinden sandalyelere tarihin eskimiş, biraz küflü, biraz da tozlu kokusunu soluklamaya başlıyoruz..


Kilisenin apsis bölümünde, elinde gül ağacından tespih tutan Meryem Ana

 

Bölük pörçük gün ışığının girdiği hat boyu tarafındaki pencereleri süsleyen renkli arabesk perdeler, sunak üzerinde yer alan merserize pırıltılı örtü, zemini örten tozlu halılar; sanki İstanbul’da değil de, küçük bir köy kilisesinde olduğumuz hissini veriyor bizlere… Kutsal bölümde yükselen, iki yanında küçük melek tasvirlerinin yer aldığı boyalı ahşap Meryem Ana heykeline bakıyoruz.. Ellerinde, taneleri gül ağacından yapılmış uzunca bir tespih tutan Meryem Ana, önce oğlu İsa’nın acılarına ağlayan, sonra da göğe yükselişine gülümseyen mutlu gözleriyle derin derin bakıyor bizlere.. Zaman tüneli misali, dalıp gidiyoruz tarihin sararıp solmuş sayfaları içinde…

                 …………………………..…


Apsis bölümünü süsleyen tablolardan Azize Katerina
 
Apsis bölümünde yer alan bir başka tablo : Aziz Dominik

 

Yıl 1867.. Büyük Avrupa seyahatinden dönen Sultan Abdülaziz’ in, seyahati boyunca vurulduğu iki şey vardır. Bunlardan biri laik bir okul, ikincisi de Der Saadet’i Rumeli ellerine bağlayacak olan demiryolu. Döner dönmez ayağının tozuyla, işi kurcalar, bilirkişilerden raporlar alır ve titizlikle yapılan incelemelerden sonra ferman çıkartarak, önceden var olan Anadolu’daki 130 kilometre uzunluğundaki demiryoluna, önce Haydarpaşa-İzmit hattı, ardından da 1870 yılında İstanbul’un Avrupa yakasında inşa edilecek olan Rumeli hattının yapılmasına başlanır.. Demiryolu hattını gerçekleştiren, Avrupa’nın tanınmış iş adamlarından Baron Hirsch’tir. Demiryolu inşaatında Fransız-Alman kalifiye işçiler çalışır.


Yedikule Meryem Ana kilisesini süsleyen heykellerden Aziz Yusuf’u betimleyen heykel
 
Hazreti İsa heykeli

 

 

Yapılan anlaşmaya göre, ilk aşamada 80 kilometrelik demiryolu bir yıl içinde bitirilip teslim edilecektir; ne var ki Almanya ile Fransa arasında yeni bir sınır anlaşmazlığı çıkmış, iki ülke de birbirlerine karşı savaş ilan etmişlerdir. Demiryolu hattı inşasında çalışan işçiler seferberlik çağrısı üzerine kazmayı küreği bırakıp giderler.. Rumeli demiryolu hattı ortada kalır. Padişahın isteği üzerine, Baron Hirsch; minnet, rica mühendis ve kalifiye işçilerin bir kısmını geri getirtir. Ancak, yapılması önceden planlanmış olan 80 kilometrelik hattın yerine, yalnızca Yedikule-Makriköy-Ayastefanos-Küçük Çekmece istasyonlarından oluşan 18 kilometrelik hat gerçekleştirilir..


Padovalı aziz San Antonio’nun heykeli

 

1871 Yılı, Ocak ayının ilk Pazar günü, yabancı diplomatik misafirlerin de katıldığı, Yedikule’de yapılan büyük törenle demir yolu hattı açılır. Bayrak ve defne yapraklarıyla süslü çadırlar, Mızıka-i Humayun’un icra ettiği marşlar ortalığı bir şenlik yerine döndürür. Almanya’dan alınan Krauss marka buharlı lokomotifin çektiği iki vagona doluşan misafirler, Küçük Çekmece’ye hareket ederler. Makriköy ve Ayastefanos istasyonlarında duran tren, peronda toplanmış öğrencilerin coşkulu şarkı ve alkışlarıyla selamlanır. Son durak Küçükçekmece’de inen davetlilere, önceden hazırlanmış banket servisle ziyafet verilir. Ardından, tekrar vagonlara binilir ve o zamanın deyişiyle Yedikule’ye avdet edilir. Bundan böyle, Rumeli yakasındaki ilk tren hattımız açılmıştır.

                     …………………………………….


Yedikule Meryem Ana kilisesinin duvarında yer alan, iki mermer yazıttan biri, bu kilisede rahiplik yapmış İtalyan misyoner Vincentio Salvi’nin anısına yerleştirilmiş.
 
Kilisede yer alan ikinci mermer levhada da, yine burada  rahiplik yapmış  İtalyan Marcolini’nin anısına yazılmış satırlar görülüyor.

 

Tren hattı inşa edilirken, Yedikule’de kalan Katolik Fransız mühendis ve işçilerin ibadet gereksinimleri için küçük bir de Katolik kilisesi yapılır. İstanbul’daki Dominiken rahiplerin çabalarıyla inşa edilen kilise, Notre Dame De Rosaire -Gül Ağaçlı Meryem’ imiz- adıyla tanımlanır.. Cumhuriyet döneminin başlarına dek; demiryollarımızın, yabancı işletmecilerin elinde bulunduğu yıllarda kilise Pazar ayinlerinde dolup taşar. Demiryolu çalışanlarının yanı sıra Yedikule ve Samatya’da oturan Katolik Levantenlerin de rağbet ettiği bir kilisedir burası.. Ellerinde kasket ya da şapkaları, başlarını önlerine eğmiş, dua edip haç çıkartan işçilerin cılız mum ışıklarının altındaki gölgeleri, Meryem Ana’nın derin bakışlı gülümseyen gözlerinden yansıyan geçmişin anıları içinde yavaş yavaş kaybolur gider…

                      ………………………


Avludan kiliseye bakış. Sağ tarafta kilise girişi, sol tarafta da kilisenin bakıcısına ait lojman

  

Yedikule’nin tarihi mekânları arasında yer alan ve pek az kişi tarafından bilinen demiryolları işçilerinin kilisesi, günümüzde Katolik Süryani vatandaşlarımız tarafından kullanılmakta, Gül Ağaçlı Meryem Ana’nın ahşap boyalı heykeli, derin bakışlarındaki gülüşüyle ibadete gelenlerin yüreklerini ısıtmaya devam etmektedir.. 


Yedikule Meryem Ana kilisesinin tarih kokan girişi.. Kimler gelip geçmiş bu kapıdan ?

 

Turgay Tuna'ya teşekkürlerimizle

Denizce

09.06.2010

 

07.10.2010  Doğanın Narin Canlıları KELEBEKLER
01.09.2010  Akdeniz'in Karşı Kıyısındaki Dost Ülke CEZAYİR
09.07.2010  Ürgüp'ten Larissa'ya...
09.06.2010  Demiryolu İşçilerinin Kilisesi
07.05.2010  Tayyareci Mithat Nuri Bey
13.04.2010  Geçmişini Yaşayan Bir Kent FES
03.03.2010  Osman Hamdi Bey Yokuşunu Çıkarken
01.01.2010  Kedi
24.11.2009  Necdet Öğretmen
03.11.2009  Sofula'nın Anısına
24.09.2009  Aya Mama Deresi
28.08.2009  Ansiklopediye Dönüşen Piyango Biletleri
31.07.2009  Bir Cennet Ülke MADAGASKAR
30.06.2009  Bir Zamanlar Cambazhane Vardı...
31.05.2009  Haziran Ayının İlk Pazar Günü Kaşıklanan Pilav...
29.04.2009  Bir BAYKUŞ Hikayesi
31.03.2009  Geçmişini Sürdürmeye Devam Eden Bir Semt SAMATYA
27.02.2009  Fransa'dan Yeşilköy'e Uzanan Bir Köprü CRESPİN AİLESİ
30.01.2009  Hemşerimiz NOEL BABA
31.12.2008  Yeşilköy Filatelist Derneği
28.11.2008  Tutankhamon'un Mezarında
24.10.2008  İstanbul'un En Eski Yerleşimi Yarımburgaz Mağaraları
03.10.2008  Göklerden Yükselen İlk Türk Kadını Belkıs Şevket Hanım
05.09.2008  Kutsal Göz "UDJAH"
01.08.2008  Bakırköy ve Yeşilköy'ün Deniz Hamamları
09.07.2008  Düşlerden Gerçeğe Dönüşen Bir Tutku Oyuncak Tren
30.05.2008  Orta Çağın Kapısını Aralayan Hakan Fatih Sultan Mehmet
22.04.2008  Kenan Pars
18.03.2008  Savaşın Yenildiği Yer Gelibolu
15.02.2008  Collection Club
29.01.2008  Papaz Haçı Suya Attı, Hristo Dalıp Çıkarttı
27.12.2007  İzcilik 100 Yaşında
29.11.2007  Taksim Cumhuriyet Anıtı